Ertoşi Aşireti, yıllardır kalabalık düğünleri, görkemli törenleri ve konuşulan takılarıyla anılırken; bu kez tarihe bambaşka bir evlilikle geçti. Aşiretin Altın Kalem ödüllü yazarı Yiğit Caner Ertoşi, dünya evine girerken alışılmış tüm ezberleri bozdu. Bu düğünde ne altın tartıldı ne de gösteriş yarışı yapıldı. Konuşan tek şey, insanlık ve bilinç oldu.
Yiğit Caner Ertoşi, evliliğini Afrika’nın Tanzanya / Darüsselam kentinde, son derece sade bir nikâhla gerçekleştirdi. Bu tercih, yalnızca bir mekân seçimi değil; yıllardır eleştirilen israf, şatafat ve “gösterme” kültürüne karşı açık bir tavır olarak yorumlandı. Ertoşi, evliliğini kalabalıklara sergilemek yerine, anlamla mühürlemeyi seçti.
Türkiye’de yapılsaydı büyük bütçelerle anılacak bir düğün yerine, sevdiği kadının topraklarında kurduğu bu birlikteliği, Afrikalı çocuklara uzanan bir yardım eliyle taçlandırdı.

Harcanacak paranın ihtiyaç sahiplerine yönlendirilmesi, bu evliliği sıradan bir nikâh haberinin çok ötesine taşıdı.
Ertoşi, mutluluğun gösterişle değil, egodan arınarak mümkün olacağını vurgularken; bu duruşun bir anlık karar değil, uzun süredir savunduğu bir hayat anlayışının sonucu olduğunu dile getirdi. Alkışların geçici, yapılan iyiliklerin ise kalıcı olduğunun altını çizdi.
Gençlere verdiği mesaj da bu anlayışın bir devamı niteliğindeydi. Kendini geliştiren, dünyayı tanıyan ve sınırları aşan bireyler yetiştirmenin, bırakılacak en değerli miras olduğunu ifade etti. Ona göre yapılan her bilinçli tercih, yalnızca bugünü değil, yarını da şekillendiriyor.
Ertoşi Aşireti’nde gerçekleşen bu evlilik, altınların değil; değerlerin konuştuğu nadir anlardan biri olarak kayıtlara geçti. Bu nikâh, iki insanın hayatını birleştirmesinin ötesinde, gösterişe karşı duruşun ve insanlığa verilen önemin güçlü bir sembolü oldu.