Safra kesesi taşı çoğu zaman kendini gizler. Hastalarımın büyük bir bölümü, yıllarca hiçbir belirti yaşamadan hayatına devam eder. Ta ki bir gece, sağ kaburganın altında başlayan ve nefes almayı zorlaştıran o ağrı ortaya çıkana kadar… İşte o an safra kesesi taşları sessizliğini bozar.
Safra kesesi, sindirim sisteminin arka plandaki kahramanlarından biridir. Karaciğerin ürettiği safrayı depolar, yağlı besinler tüketildiğinde devreye girer. Ancak safranın içeriği bozulduğunda, bu küçük organ zamanla taş üretmeye başlar. Günümüzde bu tabloyla karşılaşmamız hiç de tesadüf değildir.
Hareketsiz yaşam, düzensiz öğünler, hızlı tüketilen hazır gıdalar… Tüm bunlar safra kesesini yoran başlıca etkenlerdir. Özellikle ani kilo değişimleri ve yoğun stres altında yaşayan bireylerde safra taşı riski belirgin şekilde artar. Kadınlarda daha sık görülmesi ise hormonal değişimlerle yakından ilişkilidir.

Safra taşı ağrısı kendine özgüdür. Genellikle:
Sağ üst karında baskı şeklinde başlar
Dakikalar içinde şiddetlenir
Sırta ve sağ omuza doğru yayılır
Ağrı kesicilerle geçmez
Hastalar bu ağrıyı çoğu zaman mide sancısı ya da gaz problemi zanneder. Ancak eşlik eden bulantı, kusma ve soğuk terleme tabloyu ele verir. Ateş veya sarılık varsa artık gecikme lüks değildir.
Safra kesesi taşı belirti vermeye başladığında, artık geri dönüşü olmayan bir süreç başlamıştır. Bu aşamadan sonra diyet ya da ilaçlarla kalıcı bir iyileşme sağlanamaz. Taş, safra kesesinin görevini yapamadığını gösteren bir sonuçtur. Asıl problem, fonksiyonunu kaybetmiş olan organdır.
Günümüzde safra kesesi ameliyatları kapalı yöntemle, yani laparoskopik kolesistektomi ile gerçekleştirilmektedir. Karın duvarında büyük kesiler olmadan yapılan bu işlem sayesinde hastalar:
Aynı gün yürüyebilir
Kısa sürede taburcu olur
Günlük yaşama hızla döner
Uzun iyileşme süreci yaşamaz
Bu yöntem hem cerrah hem de hasta açısından güvenli ve etkilidir.
Safra kesesi alındıktan sonra vücut şaşırtıcı bir uyum gösterir. Sindirim sistemi kısa sürede yeni düzene adapte olur. Hastalar, yıllardır alıştıkları ağrılardan kurtulmanın rahatlığını ilk haftalarda net biçimde hisseder. Zamanında yapılan cerrahi müdahale, ileride oluşabilecek ciddi ve hayati riskleri de ortadan kaldırır.