Yapay zeka veri merkezlerinin artan temiz su tüketimi hem çevresel hem de teknolojik açıdan ciddi bir alarm veriyor. Uzmanlar, “nokta atışı” kullanım ve yeni nesil soğutma sistemleri olmadan bu tablonun daha da ağırlaşacağı uyarısında bulunuyor.
Yapay zeka sistemlerinin arkasındaki hiper ölçekli veri merkezleri, enerji tüketimi kadar su tüketimiyle de gündeme gelmeye başladı. Özellikle yapay zekaya özel tasarlanan veri merkezlerinde aşırı ısınmayı önlemek için geleneksel hava soğutma yerine su bazlı soğutma sistemleri kullanılıyor. Bu da temiz su kullanımını dramatik biçimde artırıyor.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Veri Merkezi Mühendisi İbrahim Geylan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yapay zekanın devreye girmesiyle veri merkezlerindeki rack yoğunluklarının çok arttığını belirtti. HPC ve makine öğrenmesi donanımlarının rack başına 40 kW’tan 150 kW’a kadar enerji tüketebildiğini söyleyen Geylan, bu yoğunluğun ciddi ısı sorunlarına yol açtığını ve evaporatif ve adyabatik soğutma sistemlerinin devreye girdiğini aktardı. Ancak bu sistemler, yüksek miktarda temiz su tüketiyor.
Geylan, veri merkezlerinde kullanılan suyun çok yüksek saflaştırma işleminden geçtiğini, çoğu zaman içme suyundan daha temiz hale geldiğini, ancak soğutma sırasında buharlaşıp atmosfere karıştığını vurguladı. Bu durumun iklim ve çevresel etkiler yaratabileceğini, tarım ve bitki örtüsünü de dolaylı olarak etkileyebileceğini belirtti.
OECD verilerine göre, 2027 yılında yapay zeka veri merkezlerinin yıllık su tüketimi 4,2 ila 6,6 milyar metreküp arasında olacak. Bu, Türkiye’nin yıllık toplam su tüketiminin yaklaşık yüzde 10’una denk geliyor. İstanbul’un yıllık su tüketiminin yaklaşık 1,2 milyar metreküp olduğu düşünüldüğünde, yapay zekanın tek başına İstanbul’un 4-5 katı su tükettiği ortaya çıkıyor.
Bireysel kullanımda ise bir yapay zeka sorgusunun ortalama 0,3–0,4 ml (yaklaşık 5 damla) suya eşdeğer olduğu, görsel üretim gibi GPU yoğun işlemlerde bu miktarın 5–10 kat artabileceği belirtiliyor.