Uzmandan Sarkom Uyarısı: Erken Tanı Hayat Kurtarıyor

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Şefik Murat Arıkan, kemik, kas, yağ dokusu, bağ dokusu, sinir, damar ve kıkırdak gibi destek dokularından gelişen kötü huylu tümörler olan sarkomların tüm kanserlerin yaklaşık yüzde 1’ini oluşturmasına rağmen tanıda yaşanan gecikmeler nedeniyle ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini belirterek, “Sarkomlar çoğu zaman masum görünen belirtilerle başladığı için gözden kaçabiliyor. Oysa erken tanı hem hastanın yaşam süresini hem de uzvun korunma şansını önemli ölçüde artırıyor” dedi.

Uzmandan Sarkom Uyarısı: Erken Tanı Hayat Kurtarıyor
A+
A-

Uzmandan Sarkom Uyarısı: Erken Tanı Hayat Kurtarıyor

Memorial Ankara Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Şefik Murat Arıkan, 1-31 Temmuz Sarkom Farkındalık Ayı kapsamında sarkomların belirtileri, tanı süreci ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. Sarkomların çocukluk çağından ileri yaşlara kadar her yaşta görülebildiğini belirten Arıkan, kemik sarkomlarının daha çok çocukluk ve ergenlik döneminde, yumuşak doku sarkomlarının ise erişkin yaşlarda ortaya çıktığını söyledi.

Hastalığın kesin nedeninin çoğu zaman bilinmediğini ifade eden Arıkan, bazı kalıtsal genetik hastalıklar, radyoterapi öyküsü, bazı kimyasal maddelere maruz kalma ve nadir görülen sendromların risk oluşturabileceğini belirtti. Sarkomların en sık belirtisinin zamanla büyüyen, ağrılı ya da ağrısız kitleler olduğunu söyleyen Arıkan, özellikle 5 santimetreden büyük, giderek büyüyen, derin yerleşimli veya gece ağrısına neden olan kitlelerin mutlaka uzman tarafından değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Kemik sarkomlarında ise geçmeyen kemik ağrıları, gece artan ağrılar ve nedeni açıklanamayan kırıkların önemli belirtiler arasında yer aldığını kaydetti.

Tanı sürecinde fizik muayenenin ardından MR, BT ve gerektiğinde PET/BT gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanıldığını belirten Arıkan, kesin tanının biyopsiyle konulduğunu söyledi. Biyopsinin tümörü tedavi edecek ekip tarafından planlanmasının büyük önem taşıdığını ifade eden Arıkan, uygun olmayan biyopsilerin sonraki tedavi sürecini olumsuz etkileyebileceğini dile getirdi.

Sarkom tedavisinin multidisipliner bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Arıkan, ortopedi ve travmatoloji uzmanı, radyolog, patolog, medikal onkolog, radyasyon onkoloğu ve gerektiğinde plastik cerrahların birlikte çalışmasının tedavi başarısını artırdığını söyledi. Geçmişte ampütasyonun sık uygulandığını hatırlatan Arıkan, gelişen cerrahi tekniklerle bugün vakaların yaklaşık yüzde 90’ında uzuv koruyucu cerrahinin mümkün olduğunu, radyoterapi ve kemoterapinin ise tümörün tipine göre tedaviye eklendiğini ifade etti.

Prof. Dr. Arıkan, navigasyon destekli cerrahi sistemleri, üç boyutlu baskı teknolojisi, yapay zeka destekli görüntüleme sistemleri ve hedefe yönelik genetik tedavilerin gelecekte sarkom tedavisinde önemli rol oynayacağını belirterek, erken tanının hem yaşam süresini hem de uzvun korunma şansını önemli ölçüde artırdığını vurguladı.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.