Menopoz Sonrası Pelvik Tabanda Zayıflama Kadınlarda İdrar Kaçırmaya Yol Açabiliyor

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Didem Sezgin Özcan, menopoz sonrası dönemde östrojen hormonunun azalmasına bağlı olarak pelvik taban kaslarında ve bağ dokularında zayıflama görülebildiğini belirterek, “İdrar kaçırma, pelvik ağrı ve organ sarkmaları gibi sorunlar yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak görülmemeli. Bu sorunlar uygun tedavi ve rehabilitasyon yöntemleriyle büyük ölçüde kontrol altına alınabilir” dedi.

Menopoz Sonrası Pelvik Tabanda Zayıflama Kadınlarda İdrar Kaçırmaya Yol Açabiliyor
A+
A-

Menopoz Sonrası Pelvik Tabanda Zayıflama Kadınlarda İdrar Kaçırmaya Yol Açabiliyor

Medicana International Ankara Hastanesi Menopoz Wellness Komitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Didem Sezgin Özcan, menopoz sonrası dönemde östrojen hormonunun azalmasıyla birlikte kadın vücudunda önemli değişimler meydana geldiğini belirtti. Özcan, özellikle pelvik taban kaslarının bu süreçten en fazla etkilenen bölgeler arasında yer aldığını söyledi.

Pelvik tabanın mesane, rahim, vajina ve bağırsak gibi organları destekleyen kas ve bağ dokularından oluştuğunu ifade eden Özcan, bu yapının idrar ve dışkı kontrolü ile cinsel fonksiyonların sürdürülmesinde kritik rol oynadığını vurguladı. Menopozla birlikte azalan östrojen seviyesinin kolajen kaybına yol açtığını belirten Özcan, bunun pelvik taban kaslarında güç ve esneklik kaybına neden olabileceğini aktardı.

Bu değişimlerin sonucunda kadınlarda idrar kaçırma, sık idrara çıkma, pelvik organ sarkmaları, kabızlık ve cinsel fonksiyon bozuklukları gibi sorunların görülebileceğini söyleyen Özcan, birçok kadının bu şikâyetleri yaşlanmanın doğal bir parçası olarak görüp tedavi arayışına girmediğine dikkat çekti. Ancak bu durumun tedavi edilebilir bir sağlık sorunu olduğunu vurguladı.

Hapşırma, öksürme, gülme veya ağır yük kaldırma sırasında görülen idrar kaçırmanın pelvik taban kaslarının zayıflamasıyla ilişkili olduğunu belirten Özcan, pelvik taban rehabilitasyonunun kasların güçlendirilmesi ve doğru çalışmasının sağlanması amacıyla uygulandığını ifade etti.

Tedavi sürecinin kişiye özel planlandığını belirten Özcan; egzersizler, biofeedback uygulamaları, elektrik stimülasyonu, manuel terapi ve yaşam tarzı düzenlemeleri gibi yöntemlerin kullanıldığını söyledi. Uygun tedaviyle şikâyetlerin azaltılabildiğini ve yaşam kalitesinin artırılabildiğini vurgulayan Özcan, bu tür belirtileri yaşayan kadınların gecikmeden uzman desteği alması gerektiğini belirtti.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.