İstanbul’da yaşanan sel ve su baskınlarının ardından Türkiye Kentsel Tesis Yönetim Derneği Genel Başkanı Suat Sandalcı ve Genel başkan vekili Mine Akaltun, sitelerde ve toplu yapılarda alınması gereken önlemlere ilişkin açıklamalarda bulundu. Özellikle bodrum katların, kapalı otoparkların, asansör kuyularının ve teknik mahallerin su baskınlarına karşı değerlendirilmesi gerektiğini belirten Sandalcı ve Akaltun, site yöneticilerine, kat maliklerine ve sakinlere çağrıda bulundu. Sandalcı, “Yaşananlardan etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Şiddetli yağışlar, ortak yaşam alanlarında hazırlığın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Site yönetimi; temizlik, güvenlik ve aidat takibinin yanı sıra riskleri önceden belirlemeyi ve acil durumlara hazırlanmayı da kapsar. Önceliğimiz, her koşulda insan hayatıdır” dedi.
Türkiye Kentsel Tesis Yönetim Derneği, yağış mevsimi öncesinde site yönetimlerinin teknik sistemleri kontrol etmesi ve olası su baskınlarına karşı hazırlık yapması gerektiğini bildirdi. Dernek Genel Başkanı Suat Sandalcı, düzenli bakımın, acil durum planlarının ve afet sonrasında uzman incelemesinin can ve mal güvenliği açısından önem taşıdığını vurguladı.
Sandalcı, çatı olukları, yağmur suyu inişleri, süzgeçler, mazgallar ve drenaj hatlarının düzenli temizlenmesini istedi. Tahliye sistemlerinin çalışır durumda olduğunun yalnızca gözle bakılarak değil, işlevleri sınanarak da kontrol edilmesi gerektiğini belirten Sandalcı, pompaların, şamandıraların ve varsa yedek güç sistemlerinin yetkili teknik ekiplerce incelenmesini önerdi. Kanalizasyonun geri tepme ihtimaline karşı alınabilecek önlemlerin de değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Kapalı otopark rampaları, bodrum girişleri ve alçak kotlu alanlarda su girişini azaltacak çözümler geliştirilmesi gerektiğini söyleyen Sandalcı, elektrik panoları ve jeneratörler gibi kritik ekipmanların bulunduğu yerlerin ayrıca kontrol edilmesini istedi.
Sandalcı, her sitenin açık ve uygulanabilir bir acil durum planı bulunması gerektiğini belirterek resmi uyarıları takip edecek, sakinlere bilgi verecek ve teknik ekiplerle irtibat kuracak kişilerin önceden belirlenmesini önerdi. Yaşlı, engelli ve hareket kısıtlılığı bulunan sakinler için güvenli tahliye planlarının hazırlanması, personelin eğitilmesi, iletişim listelerinin güncellenmesi ve gerekli bakım harcamalarının bütçede karşılanması gerektiğini ifade etti.
Afet sonrasında ortak alanların ve teknik sistemlerin kontrol edilmeden kullanıma açılmaması gerektiğini vurgulayan Sandalcı, elektrik tesisatı, asansörler, pompalar, jeneratörler ve yangın güvenlik sistemlerinin ilgili uzmanlarca incelenmesi çağrısında bulundu.
Yapıda, istinat duvarlarında veya zeminde hasar şüphesi bulunması hâlinde teknik değerlendirme yapılmadan bu alanlara girilmemesi gerektiğini belirten Sandalcı, su basmış bodrumların boşaltılmasının da yapısal riskler dikkate alınarak uzman ekipler tarafından planlanmasını istedi.
Kanalizasyonla karışmış olabilecek suların sağlık açısından tehlike oluşturabileceğini hatırlatan Sandalcı, temizlik ve dezenfeksiyonun uygun koruyucu ekipmanlarla yapılması, alanların kurutulup havalandırılması ve su depolarının kirlenme ihtimalinin incelenmesi gerektiğini kaydetti. Güvenliği doğrulanmayan suların kullanılmaması uyarısında bulundu.
Sandalcı ayrıca, can güvenliğini sağlamak ve zararın büyümesini önlemek için gerekli müdahalelerin geciktirilmemesini, hasarın ilk hâlinin fotoğraf, video ve tutanaklarla belgelenmesini istedi. Servis raporları, bakım kayıtları ve harcama belgelerinin saklanması; olayın nedenleri incelenerek benzer durumların önüne geçecek çalışmaların planlanması gerektiğini belirtti.
Türkiye Kentsel Tesis Yönetim Derneği Başkan Vekili Mine Akaltun, sel sırasında araç veya eşya kurtarmaya çalışmanın hayati risk yaratabileceğini söyledi.
Akaltun, sakinlerin araçlarını almak için su basmış otoparklara, eşyalarını kurtarmak için bodrumlara inmemesi; asansörleri kullanmaması ve tehlikeli alanlardan uzak durması gerektiğini belirtti. Güvenli güzergâhlar üzerinden yüksek alanlara geçilmesini isteyen Akaltun, tahliye yolunun su altında kalması durumunda o güzergâha girilmemesi ve 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım talep edilmesi gerektiğini ifade etti.
Elektrik kaynaklı tehlikelere karşı da uyarıda bulunan Akaltun, suya temas etmiş tesisat, elektrik panoları ve cihazlara yaklaşılmaması gerektiğini vurguladı. Elektriğin kesilmesi gerekiyorsa bunun güvenli koşullarda ve yetkili kişilerce yapılmasını isteyen Akaltun, site çalışanlarının eğitim ve donanımlarının dışındaki kurtarma çalışmalarına yönlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Yönetimlerin acil ekiplerle koordinasyon kurması ve sakinlere kısa, açık, doğrulanmış bilgiler vermesi gerektiğini de belirtti.
İklim koşullarındaki değişim ve kısa sürede etkili olan yoğun yağışların afet hazırlığını daha önemli hâle getirdiğini kaydeden Akaltun, site yöneticilerinin yağışlı dönemleri beklemeden teknik kontrolleri yaptırması, eksiklikleri gidermesi ve bakım planlarını güncellemesi gerektiğini söyledi.
Konut sahiplerinin de yönetimlerden alınan önlemler hakkında bilgi istemesi ve ortak yaşam alanlarının güvenliğine katkı sunması gerektiğini belirten Akaltun, profesyonel tesis yönetimi anlayışının yaygınlaşması ve periyodik kontrollerin önem kazanması gerektiğini ifade etti.
Akaltun, “Güvenli yaşam alanları yalnızca sağlam binalarla değil; doğru planlama, düzenli bakım, güçlü koordinasyon ve afet bilinciyle oluşturulur. Sel felaketleri yaşandıktan sonra değil, yaşanmadan önce harekete geçmeliyiz” dedi.