Yoğun bakım algısına ilişkin uzman açıklaması: “Yoğun bakım yaşamla ölüm arasındaki en kritik mücadele alanıdır”

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nden (OMÜ) Dr. Öğr. Üyesi Özgür Kılıç, ‘Yoğun bakıma giren çıkamaz’ düşüncesinin yanlış olduğunu belirterek, Yoğun bakım; ölümün beklendiği değil, yaşam için en yoğun mücadelenin verildiği yerdir. Burada verilen mücadele yalnızca ilaçlarla değil; bilgi, teknoloji, deneyim ve gece gündüz çalışan profesyonel ekiplerin koordinasyonuyla yürütülür. Yoğun bakım; yaşam ile ölüm arasındaki en kritik eşikte verilen bilimsel, insani ve büyük emek gerektiren bir mücadeledir. Ve çoğu zaman o mücadele kazanılmaktadır dedi.

Yoğun bakım algısına ilişkin uzman açıklaması: “Yoğun bakım yaşamla ölüm arasındaki en kritik mücadele alanıdır”
A+
A-

Yoğun bakım algısına ilişkin uzman açıklaması: “Yoğun bakım yaşamla ölüm arasındaki en kritik mücadele alanıdır”

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü İç Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Özgür Kılıç, yoğun bakım ünitelerine dair toplumda oluşan yanlış algılara dikkat çekerek, bu birimlerin “ölümün beklendiği yerler” değil, aksine yaşam mücadelesinin en yoğun verildiği alanlar olduğunu söyledi.

Yoğun bakım tıbbının günümüzde önemli ölçüde geliştiğini vurgulayan Kılıç, sepsis, ağır travma, solunum yetmezliği, ciddi enfeksiyonlar ve şok tablolarında geçmişte ölümcül kabul edilen birçok hastanın artık modern teknoloji ve ileri tedavi yöntemleri sayesinde hayata döndürülebildiğini ifade etti.

Mekanik ventilasyon cihazları, diyaliz sistemleri, gelişmiş hemodinamik monitörler ve yapay organ destek teknolojilerinin yoğun bakımda kullanılan başlıca imkanlar arasında olduğunu belirten Kılıç, “Yoğun bakım; yaşam ile ölüm arasındaki en kritik eşikte verilen bilimsel, insani ve büyük emek gerektiren bir mücadele alanıdır ve çoğu zaman bu mücadele kazanılmaktadır” dedi.

Toplumda yoğun bakıma ilişkin olumsuz bir algı bulunduğunu söyleyen Kılıç, bu algının yanlış bir bakış açısına dayandığını belirterek şunları ifade etti:

“Ne yazık ki yoğun bakım ünitelerinin umutların tükendiği, hastaların hayata veda ettiği yerler olduğu yönünde yaygın bir algı var. Oysa yoğun bakım, ölümün beklendiği değil, yaşam için en yoğun mücadelenin verildiği yerdir. Burada verilen mücadele sadece ilaçlarla değil, bilgi, teknoloji ve 7/24 çalışan profesyonel ekiplerin koordinasyonuyla yürütülür.”

Kılıç, yoğun bakımda bazen küçük bir tıbbi değişikliğin bile hastanın yaşamını belirleyebileceğini belirterek, kendi meslek hayatından örnekler verdi. Ağır şok tablosunda yoğun bakıma alınan iki genç hastanın günler süren tedaviyle hayata döndürüldüğünü söyleyen Kılıç, bu başarının yalnızca hekimlerin değil, hemşirelerden teknik ekibe kadar tüm sağlık çalışanlarının ortak emeği olduğunu ifade etti.

Buna karşın yoğun bakım yataklarının zaman zaman doğru kullanılmadığını da vurgulayan Kılıç, tıbben geri dönüş ihtimali çok düşük hastaların uzun süre yoğun bakımda tutulmasının hem sistem üzerinde yük oluşturduğunu hem de toplumda yanlış algıyı güçlendirdiğini söyledi.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.