355 Bin Kişilik Araştırma Dikkat Çekti! Kahve Karaciğeri Koruyabilir mi? Uzman Açıkladı

Kahve tüketiminin karaciğer yağlanması, karaciğer enzim yüksekliği ve karaciğerde sertleşme olarak tanımlanan fibrozis üzerinde olumlu etkileri bulunduğunu belirten Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Çağatay Ak, Bazı araştırmalar, kahvenin siroz hastalarında karaciğer kanseri gelişme riskini azaltabileceğini işaret ediyor. Ancak kahveyi hiçbir zaman bir hastalığın tedavisi olarak değil, karaciğeri destekleyen bir alışkanlık olarak düşünmek gerekir dedi.

355 Bin Kişilik Araştırma Dikkat Çekti! Kahve Karaciğeri Koruyabilir mi? Uzman Açıkladı
A+
A-

355 Bin Kişilik Araştırma Dikkat Çekti! Kahve Karaciğeri Koruyabilir mi? Uzman Açıkladı

ABD’de 355 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, kahve tüketimi ile karaciğer kanseri, siroz ve karaciğer kaynaklı ölüm riskinin azalması arasında ilişki olabileceğini ortaya koydu. VM Medical Park Pendik Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Çağatay Ak, araştırmanın sonuçlarını değerlendirerek önemli açıklamalarda bulundu.

Doç. Dr. Ak, kahvenin karaciğer sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini destekleyen çok sayıda bilimsel çalışma bulunduğunu belirterek, tek bir araştırmanın kesin sonuç olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Buna rağmen birbirinden bağımsız birçok çalışmanın, kahvenin karaciğer enzimlerindeki yüksekliği azaltabildiğini, karaciğer yağlanmasını ve fibrozis olarak bilinen karaciğer sertleşmesini iyileştirebildiğini gösterdiğini ifade etti. Ayrıca bazı araştırmaların, kahvenin siroz hastalarında karaciğer kanseri gelişme riskini azaltabileceğine işaret ettiğini vurguladı.

Araştırmalardaki en güçlü verilerin günde 2 ila 4 fincan filtre kahve tüketimine dayandığını söyleyen Ak, espresso ve Türk kahvesinde de benzer faydalar görüldüğünü belirtti. Ancak şeker, şurup ve krema içeren hazır kahvelerin önerilmediğini, bu tür içeceklerin yarardan çok zarar verebileceğini dile getirdi.

Kahvenin herkes için uygun olmadığını da hatırlatan Doç. Dr. Ak, kontrol altına alınmamış yüksek tansiyon, ciddi ritim bozukluğu, anksiyete, aktif gastrit veya reflü şikayetleri bulunan kişilerin kahve tüketimini sınırlandırması ya da bir süre ara vermesi gerektiğini söyledi.

Karaciğer hastalıklarının temel nedeninin yaşam tarzı olduğuna dikkat çeken Ak, karaciğer sağlığını korumak için ideal kiloya ulaşılması, bel çevresinin kontrol altında tutulması, haftada en az 150 dakika egzersiz yapılması, alkol tüketiminin sınırlandırılması, Akdeniz tipi beslenilmesi ve gereksiz ilaç ya da bitkisel ürün kullanımından kaçınılması gerektiğini ifade etti. Kahvenin ise yalnızca destekleyici bir alışkanlık olarak görülmesi gerektiğini, tek başına tedavi yöntemi olmadığını vurguladı.

Kafeinsiz kahvenin de karaciğer sağlığına katkı sağlayabildiğini belirten Doç. Dr. Ak, etkisinin kafeinli kahve kadar güçlü olmasa da kahvenin içerdiği klorojenik asitler, polifenoller ve antioksidan bileşenlerin de bu faydada rol oynadığını söyledi. Kafein tüketmesinde sakınca olmayan kişiler için kafeinli kahvenin daha uygun olduğunu, hassasiyeti bulunanların ise kafeinsiz kahveyi tercih edebileceğini ifade etti.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.