Ekranın Ardındaki Tehlike: Gençleri Suça Çeken Yeni Düzenin Şifrelerini Av. Cemal Yılmaz Anlattı

Av. Cemal Yılmaz,

Ekranın Ardındaki Tehlike: Gençleri Suça Çeken Yeni Düzenin Şifrelerini Av. Cemal Yılmaz Anlattı
A+
A-

Türkiye’de son yıllarda suç dünyasının görünümü de iletişim biçimleriyle birlikte değişiyor. Özellikle sosyal medya platformlarında silah, para, lüks araçlar ve şiddet görüntüleri üzerinden oluşturulan güç algısı, yeni suç yapılanmalarının toplumdaki görünürlüğünü artırıyor. Kamuoyunda “yeni nesil çeteler” olarak tanımlanan bu yapılanmaların yalnızca sokakta değil, dijital dünyada da faaliyet alanı oluşturduğuna dikkat çeken AY LEGAL Hukuk ve Danışmanlık Ofisi Avukatı Cemal YILMAZ, suçla mücadelede yeni bir bakış açısına ihtiyaç olduğunu belirtti.

Cemal YILMAZ’a göre günümüzde suçun hazırlık aşaması fiziksel bir ortamla sınırlı kalmayabiliyor. Sosyal medya hesapları, mesajlaşma uygulamaları ve dijital iletişim kanalları; tehdit, propaganda, bağlantı kurma ve yeni kişileri suç çevrelerine çekme amacıyla kullanılabiliyor.

Yılmaz, “Suç örgütlerinin görünmez olması gerektiği düşüncesi artık her olay bakımından geçerli değil. Bazı yeni yapılanmalar tam tersine görünür olmayı tercih ediyor. Silahlar, paralar, araçlar ve şiddet görüntüleri bir güç sembolü gibi sunulabiliyor. Böylece korku oluşturmanın yanında özellikle gençler üzerinde bir prestij algısı kurulmaya çalışılıyor” dedi.

Yeni Nesil Çete Kavramı Hukuken Ne İfade Ediyor?

“Yeni nesil çete” ifadesinin Türk Ceza Kanunu’nda ayrıca tanımlanmış bağımsız bir suç olmadığını belirten Av. Cemal YILMAZ, bu kavramın daha çok günümüzde ortaya çıkan farklı suç yapılanmalarını tanımlamak için kullanıldığını söyledi.

Bir grubun kendisine belirli bir isim vermesinin veya sosyal medya üzerinden birlikte görüntü vermesinin tek başına örgütlü suç anlamına gelmeyeceğini vurgulayan Yılmaz, hukuki değerlendirmelerin somut deliller üzerinden yapılması gerektiğini ifade etti.

“Bir yapılanmanın hukuki niteliği sosyal medyada kendisine verdiği isimle belirlenmez. Örgütsel yapı, hiyerarşi, süreklilik, işlenen suçlar ve kişiler arasındaki bağlantılar somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir” ifadelerini kullandı.

Suçun Yeni Sahnesi: Sosyal Medya

Dijital platformların bazı suç yapılanmaları açısından yalnızca iletişim aracı olmaktan çıktığını belirten Yılmaz, sosyal medyanın aynı zamanda görünürlük ve etki oluşturma alanına dönüştüğünü söyledi.

Özellikle gençlerin sosyal medya üzerinden gördükleri içeriklerden etkilenebileceğine dikkat çeken Yılmaz, suç dünyasının yalnızca parlak ve gösterişli tarafının öne çıkarılmasının ciddi bir risk oluşturduğunu belirtti.

“Ekranda para, lüks otomobil ve güç gösterisi var. Fakat bu görüntülerin arkasındaki gerçek hayat gösterilmiyor. Cezaevi, yaralanma, ölüm, dağılan aileler ve genç yaşta ağır ceza dosyalarıyla karşılaşan insanlar görünmez hâle geliyor” dedi.

Çocuklar Suç Ağlarının En Hassas Noktasında

Yeni suç yapılanmalarının çocukları ve gençleri hedef almasının toplum açısından en ciddi risklerden biri olduğunu ifade eden Yılmaz, çocukların kimi zaman küçük görevlerle suç çevresine dahil edilebildiğini, sonrasında ise daha ağır eylemlerin içerisinde kalabildiğini söyledi.

Ekonomik sorunlar, ailevi problemler, sosyal çevrede kabul görme arzusu ve yanlış rol modellerin çocukları suç yapılanmalarına karşı daha savunmasız hâle getirebileceğini belirten Yılmaz, suçla mücadelenin yalnızca olay gerçekleştikten sonra başlamaması gerektiğini vurguladı.

“Bir çocuğun suçta kullanılması yalnızca ceza hukuku bakımından değerlendirilmemeli. Burada aynı zamanda o çocuğun eğitiminden, geleceğinden ve sosyal çevresinden koparılması söz konusu. Önleyici politikalar bu nedenle büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

Motosikletli Saldırılar Korku Mesajına Dönüşebiliyor

Son dönemde kamuoyuna yansıyan motosikletli silahlı saldırılar ve iş yerlerine yönelik kurşunlama olaylarının da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, olayların yalnızca meydana gelen maddi zarardan ibaret görülmemesi gerektiğini söyledi.

Bir iş yerinin veya konutun silahla hedef alınmasının olayın özelliklerine göre tehdit, mala zarar verme, kasten yaralama veya öldürmeye teşebbüs gibi farklı suçları gündeme getirebileceğini ifade eden Yılmaz, örgütsel bağlantı bulunması durumunda soruşturmanın daha geniş bir çerçevede yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti.

“Silah bazı olaylarda yalnızca saldırı amacı taşımıyor. Mağdura korku vermek ve belirli bir davranışa zorlamak için de kullanılabiliyor. Bu nedenle saldırının arkasındaki mesajın ve bağlantıların ortaya çıkarılması büyük önem taşıyor” dedi.

“Koruma Parası” Talebi Basit Bir Anlaşmazlık Değil

İş insanlarından, esnaftan veya işletme sahiplerinden tehdit yoluyla para istenmesinin halk arasında “haraç” veya “koruma parası” olarak adlandırıldığını belirten Yılmaz, olayın niteliğine göre yağma başta olmak üzere ciddi ceza hukuku sonuçlarının ortaya çıkabileceğini söyledi.

“Bize para vermezsen iş yerini hedef alırız” şeklindeki tehditlerin sıradan bir borç veya ticari anlaşmazlık olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Yılmaz, mağdurun korkutularak malvarlığı üzerinde tasarrufa zorlanmasının ciddi hukuki sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.

Tek Bir Suçtan Daha Fazlası

Yeni nesil suç yapılanmalarının faaliyetlerinin tek bir suç alanıyla sınırlı kalmayabildiğini belirten Yılmaz; uyuşturucu madde ticareti, silahlı saldırılar, tehdit, yağma, yaralama ve malvarlığına yönelik suçların aynı yapı içerisinde kesişebileceğini söyledi.

“Suç yapılanmaları farklı alanlarda hareket edebilecek kapasiteye sahip olabilir. Bu nedenle soruşturmaların yalnızca olayın görünen kısmına odaklanmaması, bağlantıların ve organizasyonun da ortaya çıkarılması gerekir” dedi.

Aynı Fotoğrafta Yer Almak Örgüt Üyeliği Anlamına Gelmez

Örgütlü suç soruşturmalarında kişisel ceza sorumluluğunun önemine dikkat çeken Av. Cemal YILMAZ, herkesin kendi eylemi üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Örgütü kuran veya yöneten kişi ile örgütün gerçekleştirdiği belirli bir suça katıldığı iddia edilen kişinin hukuki durumlarının aynı şekilde ele alınamayacağını belirten Yılmaz, somut delil ilkesinin korunması gerektiğini vurguladı.

“Kim hangi eylemi gerçekleştirdi, hangi talimatı verdi ve hangi suça ne şekilde katıldı? Bunların açık biçimde ortaya konulması gerekir. Bir kişiyle arkadaşlık etmek, aynı ortamda bulunmak veya aynı fotoğrafta yer almak tek başına örgüt üyeliğinin ispatı değildir” ifadelerini kullandı.

Gençlerin Önüne Sahte Bir Başarı Hikâyesi Konuluyor

Yılmaz, sosyal medya üzerinden suç dünyasının adeta bir “başarı hikâyesi” gibi sunulmasının özellikle gençler açısından ciddi tehlike taşıdığını belirtti.

Suçun gerçek sonuçlarının çoğu zaman kamera dışında kaldığını ifade eden Yılmaz, gençlere yönelik bilinçlendirme çalışmalarının artırılması gerektiğini söyledi.

“Gençlere ekranda gösterilmeyen tarafı da anlatmak gerekiyor. Para ve lüks araçların arkasında özgürlüğünü kaybeden insanlar, yarım kalan hayatlar ve parçalanan aileler bulunuyor” dedi.

Suçla Mücadele Olaydan Önce Başlamalı

Suç örgütleriyle mücadelede yalnızca operasyonların ve cezaların yeterli olmayacağını belirten Yılmaz, önleyici çalışmaların güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Risk altındaki çocukların erken yaşta belirlenmesi, eğitimden kopmaların önlenmesi, uyuşturucuyla etkin mücadele yürütülmesi ve gençlerin sosyal hayata katılımının artırılması gerektiğini söyleyen Yılmaz, suç yapılanmalarının insan kaynağının kurutulmasının uzun vadeli mücadelenin önemli bir parçası olduğunu vurguladı.

“Bir genç suç yapılanmasına katıldıktan sonra müdahale etmek yerine, o gencin neden suç çevresine yöneldiğini daha erken aşamada anlamamız gerekiyor” dedi.

Medyanın Dili de Büyük Önem Taşıyor

Suç yapılanmalarının sosyal medyada sürekli isimleri, sembolleri ve güç gösterileriyle gündeme getirilmesinin istemeden de olsa bu yapıların görünürlüğünü artırabileceğini belirten Yılmaz, haber dilinin de dikkatli kullanılması gerektiğini söyledi.

“Suç yapılanmalarını anlatırken onları birer kahraman veya efsane gibi sunmamak gerekiyor. Şiddetin ve suçun gösterişli tarafını öne çıkarmak, farkında olmadan propaganda etkisi yaratabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Av. Cemal YILMAZ: “Suç Değişti, Mücadele Yöntemleri de Değişmeli”

Yeni nesil suç yapılanmalarının dijital teknolojilerden yararlanarak farklı yöntemler geliştirdiğini belirten Cemal YILMAZ, hukuk sisteminin de bu dönüşüme uyum sağlaması gerektiğini ifade etti.

“Bir suçun hazırlığı artık yalnızca sokakta gerçekleşmeyebilir. Bir mesajlaşma grubunda başlayabilir, hedef dijital ortamda belirlenebilir, tehdit telefon üzerinden gönderilebilir ve suçta kullanılacak kişi internet üzerinden bulunabilir. Ardından gerçekleştirilen eylemin görüntüsü yine sosyal medya üzerinden paylaşılabilir” dedi.

Yılmaz, suçun yöntemleri değişse de hukuk devletinin temel prensiplerinin değişmemesi gerektiğini vurguladı.

“Güçlü bir ceza adaleti sistemi yalnızca ağır cezalar veren sistem değildir. Doğru kişiyi, doğru fiilden, hukuka uygun delillerle sorumlu tutabilen sistemdir. Yeni nesil suç yapılanmalarıyla mücadele ederken hem suçun arkasındaki organizasyonu ortaya çıkarmalı hem de suçla hiçbir ilgisi bulunmayan kişilerin mağdur edilmesinin önüne geçmeliyiz.”

Cemal YILMAZ’a göre yeni dönemde suçla mücadelede hedef yalnızca saldırıyı gerçekleştiren kişiyi yakalamak değil; suçun finansmanını, organizasyonunu, dijital bağlantılarını ve özellikle gençleri bu yapıların içine çeken mekanizmaları da ortaya çıkarmak olmalı. Çünkü günümüzde suçun görünen yüzü sokakta olsa da, hazırlığı ve yayılımı giderek daha fazla ekranların arkasında şekilleniyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.